Rize’de dut ağacı evin içinden geçiyor,80 yıl önce ise koca köşk, çınar ağacı için yerinden kaydırılmış.

Bugün ilginç bir olayı sizler ile paylaşmak istedim.İlginç şeyler genelde Karadeniz’de,özellikle memleketim Rize’de olur.Konu; bir dut ağacının evin içinden geçmesi. Ama içinizden ” ya bu Karadenizliler varya… Allah akıl versin” diyebilirsiniz,ama bence demeyin, çünkü çok daha ilginç olanını Mustafa Kemal ATATÜRK 80 yıl önce yaptı.Peki neden bu ilginçlikler yaşanmış.Öncelikle 10 yıl önce Rize’de olan bu olaya inceleyelim ve ardından 80 yıl öncesine dönüp ATATÜRK’ün bir çınar ağacı için yaptıklarını öğrenelim.

Rize’nin Çayeli ilçesi Yenipazar köyünde ikamet eden 85 yaşındaki Hasan Safi, 80 yıl önce babası tarafından dikilen dut ağacını kesemeyince 10 yıl önce dut ağacının üzerine 3 katlı bir bina inşa etmiş. Safi, ağacı binanın duvar ve balkonlarına ustalıkla açtığı kanallardan geçirdi. 80 yıllık dut ağacı üç katlı binanın içerisinden geçerek çatısına ulaştı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Safi, “Bu ağacı 80 yıl önce babam dikti. 20 yıl önce kendisini kaybettik. Bu ağaç bana ondan bir hatıradır. Dikildiği günü hayal mayal hatırlarım. 10 yıl önce evimiz yanınca burada bir ev yapmak zorunda kaldık. Ancak ağaç eve mani oluyordu. Baba hatırasını kesemezdim. Ağacı bu şekilde evin içerisinden geçirdim” dedi.

Hasan Safi, babasının kendisine böyle bir mirası olmadığını ancak bu ağacın da kendisinden oğullarına miras kalmasını istediğini belirterek, “Oğullarıma tembih ettim. Ben öldükten sonra da bu ağaç kuruyana kadar kesilmeyecek dedim. Kurumaması için de ağacın köklerini sardım” diye konuştu.

İşte olay yerinden kareler…

( Haber: Göktürk FIRAT )

Şimdi ise 80 yıl öncesine dönüp ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Yürüyen Köşk”ünün hikayesini öğrenelim…

Yürüyen Köşk
Bu Köşk; Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.7.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile, korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisi içinde bulunan iki katlı dörtgen planlı, ahşap karkas küçük bir yapıdır. Deniz tarafından 11 sütun ile çevrili mermer tabanlı açık bir alana ve 30 metre uzunluğunda ahşap bir iskeleye sahiptir. Köşkün giriş katında, küçük bir çay ocağı, küçük bir oturma odası ve üç cephesi kristal camlarlar kaplı toplantı salonu ile tuvalet ve duş bulunmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta ise dinlenme odası ile küçük bir yatak odası, tuvalet ve banyo bulunmaktadır. Bu küçük Köşk’e Atatürk’ün isteği ile mutfak yapılmamıştır.

Ahşap olan bölüm, iki katlı, üstü Marsilya tipi kiremitle örtülü oturma çatılıdır. Cepheler ahşap kaplamalı olup kat arasında profilli kat silmesi ve değişik süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri klasik yapılı katlanır kanatlıdır. Kat döşemeleri girişi karo mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar, Bağdadi üzeri çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır. Merdiven altına yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunmaktadır. Şu, burada ısınmakta, ısınan su, borularla yukarı katlara çıkarak duş ve banyonun sıcak suyu elde edilmektedir.

Betonarme olan kısım ise, üç taraflı camekanlı olup camlar kristal, doğramaları ahşap, döşemesi mermer kaplama ve üstü yine mermer kaplama olup, teras olarak kullanılmaktadır. Binanın etrafı, mermer kaplamalı iki kollu merdivenle mendireğe inilmektedir. Mendireğin iskeleti betonarme, üstü ağırlıklı ahşap latalarla kaplıdır. Bahçenin etrafı güzel süslemeli babalar ve babaların üstünde aydınlatma elemanları bulunmaktadır.

Ayrıca, Köşk’ün içinde Atatürk’ün kullandığı özel eşyaları ile son derece mütevazi oda takımları bulunmaktadır.

Atatürk tarafından sahilde, çınar ağacının hemen yanında yapılması istenen Köşk’ün yapımı 1929 Eylülünde bitirilmiştir.

13 Eylül 1929 tarihli gazetede “Atatürk’ün Millet Çiftliği’ndeki inşa edilen Köşk’ü bugün ikmal edildi” haberi yer almaktadır.

“Bina kaydırılacak”

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir:

Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.

Kaynak :Yürüyen Köşk – T.C Çevre Bakanlığı Yayınları

Evin nakil hazırlıkları
Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar.

8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Mahbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacı’da kesilmekten kurtulur.

Atatürk ve Yalova konusunda önemli araştırmalara imza atan Araştırmacı-Yazar Ahmet Akyol’a göre, Köşk’ün yürütülmesi işlemi iki safhada yapılır. 8 Ağustos 1930 tarihinde öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırır. Geri kalan iki gün içerisinde de ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlanır. Ahmet Akyol’un bu görüşünün doğru olabileceği bazı resimlerden anlaşılmaktadır.

Köşk kaydırılması olayı 10 Ağustos 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde aynen şu şekilde yer almıştır:

Gazi Hazretlerinin Köşkü nakledildi.

Gazi Hazretlerinin Yalova’daki köşkünün yürütülme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ikmal edilmiştir.Kendileri de bu ameliyeye bizzat nezaret etmişlerdir.”


Raylar üstünde evi bizzat denetlerken…

10 Ağustos 1930 tarihli gazetedeki bu haberi okuyanlar ülkenin içinde yaşadığı onca önemli meseleler arasında, bu olayın o tarihte ne ifade ettiğine belki bir anlam veremediler. Belki de, bir çınar ağacının bir metrelik dalının kesilmemesi için bir köşkün kaydırılmasını hayretle karşıladılar.

Çünkü, o devirde ne ozon delinmesi vardı, ne global kirlilik, ne asit yağmurları, ne orman katliamı.Dünyada hiçbir ülkenin hiçbir devlet başkanının gündeminde dahi yoktu, çevrenin Önemi. Yalnızca bir ülkenin kurtarıcısı milletini özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşturmak için mücadele veren, bir karış toprağını, bir tutam yeşilini koruyan tek bir liderdi. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

Bu lider, Dünya ülkelerinin henüz 1970’li yıllardan sonra anlayıp düşünmeye başladığı çevrenin önemini 1930’lu yıllarda benimsiyor, “Çevreyi korumak aklın gereğidir” özdeyişi ile yalnızca Türk insanına değil, tüm dünya ülkelerine çok önemli bir mesaj veriliyordu.

İnsan sevgisinin yanısıra doğa tutkusu, doğa sevgisiyle dopdolu bir Liderin bir dehanın, çevre duyarlılığı, tüm dünya insanları için örnek olacaktır.

Gazi Mustafa Kemal bu işlemin tamamlanıp çınar ağacının dallarını kesilmekten kurtardıktan sonra kendisine bunun nedenini soranlara cevabı şu olmuştur:

Ağaç çınardır,çınar ise devlet.

2 Mart 1998 tarihinde ulusal televizyonlarda yer alan Amerika’da tarihi bir müzikholün raylar üzerinde elli metre kaydırdığı haberi yayınlandı. 68 yıl önce Atatürk’ün gerçekleştirdiği bir olay 1998 yılında, 2000 li yılların teknolojisi ile ancak uygulanabiliyordu. Üstelik bu olay bir ağacı, bir canlıyı kurtarmak amacıyla değildi…

Ne mutlu ki, Atatürk gibi bir yol göstericimiz, bir önderimiz var. Bir ağaç dalı için verilen bu emek aslında tüm dünya insanları duyurulmak istenen bir çevre anlayışının göstergesidir.

Umuyoruz ki, Türk milletinin kurtarıcısı bu büyük liderin örnek alınan tüm özellikleri içinde doğa sevgisi ve çevre anlayışı tüm gönüllerde ölümsüzleşsin…

“Rahat uyu büyük önder!  Çınar ağacın emin ellerde.Artık o’nun kollarını kimse kesmeyecek.”

( Yürüyen Köşk: http://www.maliye.gov.tr/defterdarliklar/yalova/104.htm )

Reklamlar

2 thoughts on “Rize’de dut ağacı evin içinden geçiyor,80 yıl önce ise koca köşk, çınar ağacı için yerinden kaydırılmış.

  1. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Ulu çınarın dallarını kurtarmış ama kökleri ne halde bilen varmı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s